Mehmet Demirkol | Fanatik

Terim büyük bir kızgınlıkla ‘Bazılarına son şanslarını verdik’ dedikten 3 hafta sonra Beşiktaş maçındaki ilk 11’i Belhanda dışında sahaya sürdü. Ve maç 14 dakikada 3-0’a geldi… Terim, Türk Futbol Devrimi’nin bayraktarlığını yapmış bir devrimciydi. Maalesef kepengi de o kapatıyor. Halbuki 2000 yılından bu yana Real Madrid’i Bayern ve Juve’den sonra Avrupa en çok yenen 3. takım Galatasaray. Maalesef dün 70’lerden hatırladığımız bir futbol kederiyle sahadaydı. 

Maçın hemen tamamı neredeyse Galatasaray 1. bölgesinde geçti. Oyunu orta sahaya bile taşımak mümkün olmadı. Galatasaray’ın topu çevirme hızı çok ama çok yetersiz kaldı. Topu geri kazanma süresinde bir rekor kırmış olabilirler. Kabul etmek lazım ki, skor çok daha ağır olabilirdi.

Şansal Büyüka | Milliyet

“Uzatma, maça geç” diyebilirsiniz. Allah aşkına, Real Madrid’in ilk iki atağında iki gol yediğimiz, ilk çeyrekte 3-0 yenik duruma düştüğümüz maçın kritiği mi olur? Real Madrid’in şans verdiği 19 yaşındaki Rodrygo 5 dakikada iki gol attı, bizim takımda neredeyse 29 yaşında oyuncu bile yok. 30’u geçmiş, “emekli cennetinde” uzatmaları oynayan futbolcularla “annemizin liginde” iş yaparsınız da, Avrupa’ya çıktığınızda cila dökülüyor, fiyaka bozuluyor. Böyle bir maçın kritiği mi olur?

Kimse “Koca Real Madrid, olur böyle şeyler” diye palavra atmasın. Brugge takımı Galatasaray’dan daha mı pahalı, daha mı kaliteli… Daha 15 gün önce Bernebau Stadı’na geldi, 80 bin İspanyol’un önünde sahayı Real Madrid’e dar etti, 2-0 da öne geçti. Real Madrid 2-2 ile canını zor kurtardı. Beğenmediğimiz, dudak büktüğümüz Brugge takımı bunu yapıyor da, biz niye yapamıyoruz? Bir ülke futbolu bu kadar sevip, futbola bu kadar yatırım yapıp, bu kadar “ızdırap” çeker mi? Maalesef biz çekiyoruz, Türkiye çekiyor. Ama kabul edelim ki, ektiğimizi biçiyoruz, attığımız yanlış adımların faturasını ödüyoruz.

Ömer Üründül | Sabah

Galatasaray’ın bu seneki performansına baktığımızda beklentilerin çok altında olduğu bir gerçek. Böyle bir kıyaslamaya gittiğimizde dün gece için bir sürpriz beklemek sadece hayalperestlik olurdu. Fatih Terim dahi bu işe inanmıyordu ama gerçek de buydu. Bana göre maçın daha 2. dakikası kötü şeylerin olacağının ilk habercisiydi. 

Bu maçta beni en çok üzen şu oldu; 25 senedir Galatasaray’ın bir Avrupa kupası maçında bu kadar çaresiz kaldığını ilk defa gördüm. Zaten maçın tamamında rakibin üstüne dahi gidemediler. Bu yüzden de ikinci yarıda farklı mağlupken dahi mecburen sanki tek farklı skor avantajı ya da skorda denge varmış gibi 9 kişi ile alan daraltan savunma uyguladılar. Bunu da yapmasalar daha büyük skor faciası olurdu.

Bülent Timurlenk | Sabah

Şampiyonlar Ligi’nde gol atamayan başka takım yok. Bu kupada orta sahasındaki üç oyuncusu da kiralık olan başka bir 11 de yok. Devler Ligi’nde 4 maçın ikisine üçlü defansla başlayıp birinde dörtlüyle bitirip, dörtlü defansla başladığı dün akşamı da üçlü bitiren başka takım da yok…
Çünkü Galatasaray sezon başından beri ortalıkta yok. Geçen sezon Avrupa’daki 6 maçında en az koşan 2-3 takım arasındayken bu sezon da kurulan yaş ortalaması yüksek takımla yürüyerek paslaşan bir Galatasaray var.

Levent Tüzemen | Sabah

Galatasaray daha önce de Real Madrid’e farklı kaybetti. Bu yenilgilerde asla bu kadar ciddiyetsiz, ruhsuz, disiplinsiz ve gamsız oynamadı. Galatasaray’ın ruhundan yerli oyuncu kültürünü çıkarıp yabancı kültürüne teslim olursan Real Madrid karşısında “Aidiyet duygusu” olmayan yabancı oyuncularla bu duygusuzluğu, teslimiyetçiliği ve rezaleti yaşarsın.

Real Madrid maçı Fatih Terim’in yabancıya dayalı kadro mühendisliğinin iflas ettiğinin belgesidir. Ligde de yaşanan sıkıntıların temelinde zihinlerinde “Galatasaraylılık ruhunu” barındırmayan yabancı oyuncuların sorumsuzluğu vardır. Çünkü yabancılar ağır yenilgileri doğal karşılayıp “Skor” olarak değerlendirir.

Kaynak : Goal

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here